ANJİYO NEDİR NASIL YAPILIR
Kalbinizin derdini en iyi anjiyo anlar

Ve eğer ki damarlarınızda tıkanıklık varsa, kesin olarak ortaya koyar

Sıra çözüme gelir



Damarları açmak için yakın bir geçmişe kadar sık uygulanan balon tekniği, artık çözüm değil!
17

11

2006
Dünden kısa bir hatırlatma ile başlamak istiyorum bugünkü yazıya

Anadolu Sağlık Merkezi Kalp Sağlığı Bölümü Başkanı, Kalp Damar ve Göğüs Cerrahisi Uzmanı Doç

Dr

Besim Yiğiter, “Kalp elektrosunda her zaman yüzde 30-40 bir yanılma payı olabilir

Bir ileri tetkik eforlu elektrodur

Ama onda da yüzde 15’lik bir yanılma payı vardır

Yani kalp hastalığı iki tetkikte de atlanabilir

Son lafı anjiyografi söyler

Yanılma payı hemen hemen hiç yoktur” demişti

Doç

Yiğiter’le kaldığımız yerden devam ediyoruz
ANJİYODA TEHLİKE VAR MI?
* Hocam anjiyografi nedir? Nasıl yapılır?
Kasık damarından katater dediğimiz, çok ince, içi boş bir tel sokuluyor ve kalbe doğru yönlendiriliyor

Bu arada skopi adı verilen röntgen cihazlarıyla kataterin izlediği yol görülebiliyor

Kardiyolog, skopi yardımıyla katateri kalbi besleyen koroner damarların çıkış ağzına kadar ilerletiyor, sonra kalbin içine giriyor ve tam bu anda ilaçlı bir madde enjekte ediyor

Normalde koroner damarlar görülmez

Ama enjekte edilen bu madde röntgende görülebilen bir madde ve damarın silüetini tıpkı bir ip gibi görünür hale getiriyor

Bu arada damar üç-dört açıdan birden görüntüleniyor

‘Gölgede kalan bir darlık atlanabilir’ gibi şüpheleri ortadan kaldırmak için



Ve böylece damarlardaki küçücük bir daralma, tıkanma, düzensizlik ya da plak dediğimiz hastalık belirtisi olan bulgular tespit edilebiliyor
* Anjiyonun tehlikesi var mı peki? Çünkü duyuyoruz, ‘Hasta anjiyo sırasında öldü’ deniyor

Bu doğru mu?
Anjiyonun tehlikesi hemen hemen yok gibi

Tabii ilk zamanlarda teknoloji bu kadar iyi değildi

Bu işi yapan kişiler bu kadar ehil değildi

Bazı komplikasyonlar oluyordu

Ama bugün hemen hemen anjiyonun hiç tehlikesi yok diye düşünmek lazım

Aslına bakarsanız, bazen küçücük bir enjeksiyonun bile tehlikesi var

Bir ağrı kesici iğne yaparsınız

Kimsenin aklına bir şey olacağı gelmez

Ama alerjik reaksiyon olur veya iğne gider bir sinire rastlar, felce bile yol açabilir

Diyeceğim, anjiyo için de tamamen tehlikesiz, hiçbir şey olmaz demek mümkün değil

Ama ‘Anjiyo tehlikeli’ gibi bir düşünceyi akla getirecek bir durum da yok ortada
* Hiç mi tehlike yok?
Tabii ki var

Anjiyo sırasında bazı komplikasyonlar olabilir

Katater dediğimiz tel, kalbin bir tarafını uyarabilir

Koroner damarın içinden geçerken, tıkanıklık nedeniyle damarı zorlayabilir

Veya kalbin içine enjekte edilen ilaçlı madde kısa bir süre kalbi kansız bırakıp bazı reaksiyonlara sebebiyet verebilir

Ama bunlar son derece nadir reaksiyonlardır

Ve çözümleri de vardır

En kötü ihtimalle anjiyo sırasında kalp durması bile olsa, elektrik şokuyla, yani hastayı yeniden canlandırma girişimiyle problem çözülebilir

Nasıl arabaya binip kaza yapma ihtimalini düşünmeden bir yere gidiyorsak, anjiyo için de olabilecek tehlikeleri düşünmeden karar vermeliyiz

Risk ancak bu kadardır
EN İYİSİ KASIKTAN GİRMEK
* Peki anjiyoda hep kasık damarlarından mı girilir?
Anjiyo icat edildiğinde ilk giriş yeri kol damarıydı

Damar cerrahi olarak açılır ve katater öyle sürülürdü

Ama teknoloji gelişti

Artık cerrahi girişim yapmadan, sadece cilt altından, enjektörle girilen bir yöntem bulundu

Bu da en kolay şekliyle kasık damarından uygulanıyor

Artık sadece çok mecbur kalındığında, kasık damarlarının tıkalı olduğu hallerde kol damarları kullanılıyor
* Çok sigara içenlerde kasık damarları tıkalı olabiliyor, değil mi?
Genellikle



O zaman kolu kullanmak mümkün

Ama bugün hemen hemen rutin olarak kasık damarı kullanılıyor
* Peki neden kasık damarı?
Çünkü çok geniş



Aort damarı kalpten çıktığında çok kalındır

Sonra iki kalın damar olarak ayrılır vücutta

Aşağılara inerken daralır

İşte kasıktaki damar hem yüzeyde, yani bulması kolay ve hastanın nabzını almak mümkün hem de kalın
* Ne kadar kalın?
Serçe parmağı kadar

Yani 1 cm

civarı



Üstelik çeperi de kalın

Bir de kasık damarı çok kıvrım yapmadan, çok düz bir yol izleyerek kalbe gidiyor

Oysa koldan anjiyografi yapıldığında kataterin çok viraj dönmesi gerekiyor

Katateri ilerletmek zorlaşıyor

O yüzden de kasık damarı daha iyi


* Peki anjiyoda, hastanın birkaç damarı tıkalı çıktı diyelim

Sonra ne yapılıyor? Hemen stent mi takılıyor?
Stentten önce bir başka girişim var; balonla açma



Stent daha bulunmadan, icat edilmeden önce akıllı bir kardiyolog diyor ki, “Anjiyoda tıkalı olduğunu gördüğüm koroner damarlara öyle bir şey yapayım ki açılsınlar

İşte görüyorum, damarın içinde belirgin bir daralma var

Bu damardan daha ince bir telle içeri girsem, oraya kadar bu teli soksam, o telin ucunda da bir balon olsa, o balon sönükken damarın dar olan kısmına yerleştirsem



Sonra öyle bir sistem olsa ki, o balonu vücudun dışından şişirsem



Balon tam o darlığın içindeyken şişse, böylece darlığı geri itse, orada bir boşluk yaratsa, damarı genişletse



Sonra da balonu söndürsem, geri çeksem

” Bu fikri ilk kez İsviçreli kardiyolog Grüntzig ortaya attı ve teknolojinin de yardımıyla hayata geçirdi

Tabii tıp sanayii hemen bunun üzerine çullandı

Balonların kullanımı daha efektif hale getirildi

Uzun süre koroner damarlar, ‘koroner damarların balon anjiyoplastisi’ denilen bu yöntemle açıldı
BALON KABA GÜÇLE İŞ YAPIYOR
* Artık bu yöntem kullanılmıyor mu?
Çok nadir

Çünkü bazı sıkıntılar ortaya çıktı

Bu yöntemin damarlardaki problemi tam çözemediği anlaşıldı

Çünkü koroner damarlarda oluşan ‘aterosklerotik plak’ dediğimiz o damarı daraltan patolojik durum, nihayetinde orada bir doku

Bu balonun yaptığı ise o dokuyu fiziksel olarak kaba bir güçle duvara doğru itmek

Bir an için damar açıldı gibi gözüküyor ama aslında hastalık, yani plak orada duruyor

Bir de doku itildiği, yaralandığı, berelendiği için daha agresif hale geliyor

Dolayısıyla balon yöntemiyle damarın etkili bir şekilde açıldığı görüldüğü halde, bir müddet sonra, hem de çok kısa bir süre sonra, tekrar daraldığı, bazen ikinci bir müdahaleye meydan veremeden hastanın dramatik şekilde hayatını kaybettiği görüldü

O zaman şöyle düşünüldü: Bu balonla istediğimiz sonucu alamadık, acaba damarın tekrar daralmaması için ne yapmalıyız? Balonla damarı bir güzel açtık

Hep öyle kalsa keşke

Ama kalamıyor

Ne yapmak lazım? İşte o zaman stent icat edildi
***
Grip aşısı kalp krizi riskini yarıya indiriyor
Kış yaklaşırken, grip aşısı olanların sayısı da artıyor

Artık eczanelerden bile kolayca erişilebilen aşının sadece grip gibi basit bir hastalığa karşı değil, kalp krizi gibi ciddi bir hastalığa karşı koruduğu da ortaya çıktı

Polonya’da yapılan ve Chicago’da düzenlenen Amerikan Kalp Vakfı konferansında sunulan araştırmaya göre, grip aşısı olmak koroner kalp hastalarının kalp krizi veya kalbe bağlı diğer hastalıklar nedeniyle hayatlarını kaybetme riskini yarı yarıya düşürüyor

Türkiye’de yaklaşık 1

6 milyon koroner kalp hastası olduğu ve her yıl 130 bin insanın kalp ve damar hastalıklarından yaşamını yitirdiği göz önüne alınırsa, bu haber daha da önemli hale geliyor
Polonyalı bilim adamlarının araştırmasında 658 koroner kalp hastası iki gruba ayrıldı

325 hastaya grip aşısı yapılırken, 333 hastaya da “yalancı ilaç” verildi

296 gün sonunda, aşı olmayan grubun kalp krizi geçirme, beklenmedik şekilde kalbe bağlı diğer hastalıklardan ölme riskinin, aşı olanlara göre 2 kat daha fazla olduğu ortaya çıktı

Araştırmayı yorumlayan Colombia Üniversitesi’nden Kardiyolog Leroy Rabbani, “Grip, kalp hastaları arasında zaten öldürücü bir hastalıktır

Gribe yakalanmayı önleyen aşılar da kalp hastaları için oldukça yararlı olacaktır” dedi
***
Kalbi daha az atan daha çok yaşıyor
Fransız Ulusal Sağlık ve Tıp Araştırma Enstitüsü (INSERM) tarafından yapılan araştırmaya göre, kalbin daha az atması ömrü uzatıyor

20 yıl boyunca 4 bin erkek üzerinde yapılan araştırmanın sonuçlarına göre, dinlenmiş bir durumdayken kalbi, gün içinde attığından 7 kez daha az atan orta yaşlı birinin 20 yıl içinde hayatını kaybetme riski yüzde 20 azalıyor

Nabzı 7 kez ve üzeri atanların ise aynı sürede ölme riski yüz 78’e yükseliyor

Doktorlar, herkesin kendi kalp atışlarını ölçebileceğini belirterek, bunun en iyi yönteminin, 5 dakika dinlendikten sonra 1 dakika boyunca nabzı ölçmek şeklinde olacağını belirtiyor

Ortalama bir insanın nabzının dinlenmiş halde 60-80 kere attığı hesaplandı
+++REPLERİ GÖRELİM